Ah! Eskişehir vah!

e-Posta Yazdır
Paylaşın:
Digg
 


semihesen
Eskişehir’in siyasetin elinden, politikanın hakimiyetinden bir türlü kurtulamadın.

“Neden?” dersen;

Bildiğim kadarıyla şöyle başlamış sıkıntın, ya “90” yazıyla doksan seneden fazla doksan beş sene önce Mustafa Suphi’nin kurduğu amele veya işçi partisi ile adın çıkmış siyasetin OCAĞI diye artık daha sonra gelen vurmuş, giden vurmuş.

Şakaydı, espriydi buraya kadar bundan sonrasına bakalım.

Mesela Kurtuluş Savaşı sonrasına; Kırım kökenli hemşerilerimizin kendi aralarında Yunan işgaline karşı, sonra Mustafa Kemal’in güçlerine katılışları hep siyaseti dile getiriyor. Ancak öyle bir yapılanma ki vatan, millet söz konusu. Dolayısıyla milli bağımsızlığı getiren siyaset…

Sonra taa 50’lilere kadar tek parti dönemi. Tarihe bakarsan tek-mek iyi götürmüşüz siyaseti.

1950 sonrası bakın sorun birileri anlatır. Size partilerin oluştuğunu ve yine ülkeye hizmetin sürdüğünü ve 60’ların başında yönetime el koymayı…

Geçelim bunları tabloya bakalım; CHP var DP’nin devamı var. Kanıt gerçekten demokrasinin gereğini içine sindirmiş.

İçinden nice devlet-millet adamları çıkarmış. Ancak arkasını aramamış onların.

Sendikacı, halk adamı, doktor, avukat ve her kesimi temsil eden adamlar göndermiş ANKARA’ya. Dedik ya aramamış arkasını…

Emin-miş olanlardan dolayısıyla aramamış.

Demokrasinin temsilcisi, siyasetin nabzı denilen bu kent zaman zaman genel merkezlerce kullanılmış ve ne yazık ki Eskişehir bu kullanılmaya boyun eğmiş.

Önce beş milletvekili payının bir ikisi listenin başında olmak şartıyla genel merkez adayı olmuş. Gelmiş milletvekili olmuş kesin kes.

Yanlış değil. İşte dün Unakıtan, dün İçli, bugün BATUM.

Eskişehir’in yetiştirdiği ve ya Eskişehir teşkilatı olarak birilerinin eli böğründe kalmış. Kaldı!

Daha yazacak çok şey var. Mesela diyerek dışarıdan gelenlerin bizim şehrimizi tanıyamayacaklarını yazalım. Kenti tanımamaları ile yanlış yönlendirileceğini düşünelim ve eğer,

-          Onlar milletin vekili, tanısa tanımasa vatanın tümü için seçiyoruz”

derseniz,

-          öyleyse niye kent kent seçiyoruz?

derim.

Hepsini bir işarette tayin edin bitirin.

Bu işin okulu yok. Okuduğunda yapılana benzemiyor ve politika ile yanlış yunluş idareyi görüyoruz. Buraya kadar yazdıklarımın üzerini çizip benim kafamdaki politikayı yazıp noktalayacağım. İnat yok. Bu işte yapılan iyi ise desteklerim. Tüm ülkenin insanı için ve Dünya’nın tümü için doğrularda varım.

Sırf partim için doğruya yanlış dersem politika değil, düşmanlık yapmış olurum, üstelik kendi partime de.

 

Semih Esen

10 dakika


 

 222 233 09 88  
 10dktv@gmail.com