
Semih ESEN
BAŞKA AÇIDAN
Zaman Zaman İçinde
Böylesine uzun süren bir işin ardından okuyucumuzun eline ulaşmak için yine uzun süren macerayı anlatmaya kalkmak yanlış olur. Yanlış çünkü sürat çağına girdik. Bunu bize internet sağladı ve şimdi esasa geleceğim.
Sitenin ismi, ‘EKŞİ SÖZLÜK’ Sayın Sedat Kapanoğlu, benim geçmişteki uzun uğraşıma karşın oluşan haberime geçiniz efendim diyor
On dakika mı? Evet 10 dakika bir göz gezdirmemiz gerekli ama biz bu dergiyi on günlerce uzun bir sürede hazırladık.
Tıpkı yarım asır öncesi gibi; ulusal bir gazeteydi muhabiri olduğum gazete İstanbul’da altı sayfaydı.
Bir olayın fotoğrafını mı gönderecektim!
Önce fotoğrafçı bulurdum. Sonra banyosunu yapardık çekilen fotoğrafın, kısa keselim, zarfa kor trene koşardım. Şimendifere teslim edip “zarfın üzerinde yazdığım isimde gazeteden gelecekler Haydarpaşa’da sizden alacaklar”derdim.
Gazeteye telefon etmek de meseleydi. Sıfır üç-şehirler arası santralına numarayı verip, “ödemeli basın”demeliydim.
Devamlı gazeteme, trenin ve zarfın alınacağı kişinin ismini bildirirdim telefonla…
İrfan Türksever tamam derdi bana, ben buradan bir eleman gönderirim Haydarpaşa’da treni karşılar ve zarfı alır, haberle fotoğrafını kullanırız.
Böylesine uzun süren bir işin ardından okuyucumuzun eline ulaşmak için yine uzun süren macerayı anlatmaya kalkmak yanlış olur. Yanlış çünkü sürat çağına girdik. Bunu bize internet sağladı ve şimdi esasa geleceğim.
Sitenin ismi, ‘EKŞİ SÖZLÜK’ Sayın Sedat Kapanoğlu, benim geçmişteki uzun uğraşıma karşın oluşan haberime geçiniz efendim diyor;…
60 saniyede on iki konu başlığı geliyormuş EKŞİ SÖZLÜK’ e yani “entry” desem anlaşılırmış ve Sayın Sedat Kaplanoğlu’nun bu teşebbüsünün, yani sitesinin 60 saniyede 6744 sayfası okunuyormuş!
Neden “muş!” dedim? Şimdi oturup bunu değerlendirme yapacağım. Çünkü çağın hızına ancak kafa yormakla girebileceğim de ondan.
Zamanı değerlendirin lütfen.
(1 Oy)



