Sinema Sanatı ve Eskişehir'de Sinemalar

e-Posta Yazdır
Paylaşın:
Digg
 


Sinemanın büyüsü, ortaya çıktığından bu yana milyonlarca insanı etkiledi. Beyaz perde, bu işe emek verenlerin ürünlerini yansıttı insanlığa. Başlangıçta sessiz olan sinema, zamanla sesine ve giderek de rengine kavuştu. Gelişen teknolojinin sinema sanatına kattığı olanaklar, bu alanda çığır açtı ve bu gün sinema, çok önemli bir sanat dalı olarak varlığını ve etkisini sürdürüyor.


Paris’te kinetoskopu gören Fransız Louis (1864-1948) Lumiere Kardeşler, geliştirdikleri sinematograf adlı aygıtla ilk kez hareketli görüntüyü elde ettiler ve bu olay, sinemanın doğuşunu müjdeledi. Sinematograf elle çalıştırılabildiği gibi, 10 kilogram olması sayesinde istenen her yere taşınabiliyordu. Filmin düzenli ve kesikli ilerleyişini sağlayan ve bu gün de kullanılan tırnaklı bir düzeneğe sahipti. Lumiere Kardeşler halka açık ilk film gösterimlerini 1895 yılında Paris'te, Capucines Bulvarı'ndaki Grand Cafe'de gerçekleştirmişti. Sinematograf, hem film çekebilen ve hem de film gösterebilen bir aygıt olarak, ancak 15 metrelik filmi alabiliyordu. Bu yüzden ilk filmler oldukça kısaydı (45 saniye.) Filmlerde genellikle iskambil oynayanlar, askerlerin yürüyüşleri, demircinin çalışması konu alıyordu. Bir söylentiye göre, Ciotat Garı'na Bir Trenin Girişi adlı filmin gösterimi sırasında, kameraya doğru hızla, yaklaşan tren görüntüsü izleyicileri dehşete düşürmüştü.
Sinema, zamanla belirli bir öyküyü anlatmaya yöneldi ve çeşitlendi. Sinema; konulu, belgesel, deneysel ve canlandırma olarak farklı bölümlere ayrıldı.

1908 yıllarından başlayarak çeşitli kentlerde halka açılan sinema salonları, gösterilerini yabancı uyruklu ve Türkiye'de ki azınlıkların egemenliğinde sürdürürken devreye Cevat Boyer'le Murat Bey'ler girer. Ve Şehzadebaşı'nda Milli Sinema adı verilen İlk Türk sineması açılır (19 Mart 1908). Ardından, İstanbul Sultanisi'nde film gösterileri düzenleyen Şakir Seden'le Fuat Uzkınay, Sirkeci'de lokantacılık yapan Ali Efendi'yi (Öztuna) ikna ederek ikinci Türk sinemasının açılmasını sağlarlar (6 Temmuz). Ve sinemaya Ali Efendi adı verilir. Çünkü Ali Efendi, bu kuruluşun asıl büyük hissedarları olup, Şakir ve Kemal Seden kardeşlerin de amcalarıdır.
1. Dünya Savaşı'nın başladığı günlerde yedek subaylığını yapan Fuat Uzkınay, Türk sinema tarihinin ilk filmini çeker. Ayestefanos'taki Rus Abidesinin Yıkılışı adını taşıyan ve tarihi anısı olan bu film, 150 metre uzunluğundaki bir belgeseldir. Ve işte 14 Kasım 1914'le Türk sinemasının gerçek doğum tarihi gerçekleşir.
Tiyatro sanatından gelen oyuncuları Türk sinemasının öncüleri saymak mümkündür. 1923'den 1939'a kadar ağırlıklı olarak süren Tiyatrocular dönemi’nin etkisi 1950 yılına kadar uzanır. Bu yıldan başlayarak Türkiye'de sinema artık bir meslek dalı olmaya başlar.
Özellikle 70'li yıllarda Tv'nin yaygınlaşması ve video sektörünün yaygınlaşmasıyla önemli bir krizin içine girer. Son yıllarda çekilen nitelikli filmler, seyirciyi tekrar beyaz perdenin önüne toplamaktadır.

İlk Sinema

Oturanlar:Ruhi Ersan, Eskişehir’in ilk sessiz sinema gösterimini yapan makinist’i Mehmet Gösteri soldan ikinci, ünlü sinema salonu işletmecileri İbrahim Çanakçı ve İsmail Aydoğan, Ayaktakiler Soldan 3. General Gaspiaşanınoğlu .....Uçagök, Ahmet ...., Lale sinemasında ilk kadın makinist ,Makinist Memiş (Mehmet), Mustafa Palas. En arkada Lale Sineması baş makinisti İlyas Cankılıç..

Yukarıda kısaca dünya ve ülkemizdeki tarihine değindiğimiz sinema sanatının icra edildiği yerler olan sinemaların da bir geçmişi var. Ama biz bu bölümde, sadece o büyülü sanatın Eskişehir'deki mekanları içinde bir gezinti yapacağız.
Eskişehir'de sinema tarihi üzerine detaylı çalışma olmaması, var olan sinemaların çok kez el değiştirmesi gibi nedenlerden dolayı, bilgiler tam bir bütünlük içinde değildir.
Sessiz sinema dönemini yaşayan Eskişehir sinemacılarının öncüleri tiyatroculardı. İlk sinemalar, mekan olarak uygun olması nedeni ile tiyatro oynanan bahçelerde ve tiyatro salonlarında görülmeye başladı. Elimizde kesin bir veri olmamakla birlikte, ilk film gösterilerinin 1926-1928 yıllarına uzandığı tahmin edilmektedir. İbrahim Kemal, Ethem Berksoy, Hasan Tozman Eskişehir sinemacılarının ilkleri olarak biliniyor.
O zamanki adıyla Yağcılar Parkı'nda (Tozman Çarşısı) yazlık ve kışlık eğlence yerleri açılır, buralarda film ve tiyatro gösterimleri yapılır. Bu yerlerin sahipleri Ethem Berksoy ve Hasan Tozman'dır. İki ortağın 1926 yılında işlettikleri Park Sineması 1945 yılına kadar açık kalır.
Sakarya demiryolu geçidindeki Eski Sakarya Karakolu - yeni Polis Lokali’nin karşısında, İbrahim Kemal'in kendi adıyla anılan yazlık bahçe sineması faaliyet gösterir (1929-30). Burada kısa metrajlı, sessiz filmler gösterilir. 1926 yılından başlayarak, ilk yazlık sinemalar arasında Park ve Ethem Bahçe Sinemalarını saymak mümkün. Erzincanlı Cemil'in Gezici Sineması’nın da 1938 yılında adı geçiyor. Erzincanlı Cemil, taşınabilir makinesi, perdesi ve iki üç filmi ile uygun gördüğü çay bahçelerinde akşamları film gösterir. Bu gezici sinema, daha sonra Porsuk Bulvarı'nda bir yazlık bahçe sinemasına dönüşür ve sonraları İbrahim Çanakçı tarafından devralınır.

 

Sinema ve Porsuk Bulvarı

Porsuk Bulvarı, bu gün Migros'un bulunduğu bölgeden başlayarak, M. Kemal Caddesi (Atatürk Cad.)'ne doğru sıra sıra yazlık sinemaları barındırır. Sonuncusu 1978 yılında kapanan yazlık sinemalar, Bulvar'ın özelliğidir. Yazlık sinema işletmecileri arasında tanınmış bir isim olan İbrahim Çanakçı, Erzincanlı Cemil'den devraldığı bahçede Asri Bahçe sinemasını açar. 1939 yılında Porsuk Bulvarı’nda Hasan Tozman tarafından Yeni Bahçe sineması ve Tozman Bahçe sineması açılır. Yine Porsuk Bulvarı'nda Hasan Tozman tarafından Küçük Atlas, Büyük Atlas sinemalarını açar, 1952-53 yıllarıdır.

1953'den önce, şimdiki Kılıçoğlu Sineması’nın bulunduğu yerde Ethem Beksoy ve Muharrem Rıfkı Gösteren çay bahçesi olarak işletilen yeri, akşamları perde ile çevirerek film gösterisi yaparlar.

1953 yılında aynı yer, İbrahim Çanakçı tarafından 300 kişilik salon sinemasına dönüştürülür. Bu sinema yıkılır ve 1961 yılında Kılıçoğlu Sinema Salonu açılır.
Porsuk Bulvarı'nda o zamanki Yalıman Adasında işletilen bahçe sinemalarının diğerlerini de şöyle sıralamak mümkün: Latif Siyahi'nin Çiçek Bahçe sineması (1942-?) Ethem Arda'nın Renk Bahçe (1975-?)

sinemaları, Ali Bayraktarın Dilek Bahçe sineması, Baki Üsküdarlı'nın Bahar Bahçe sinemalarının yanı sıra, Necati Kalyoncu ve Satı Doğan'm iki yazlık sinemasının Porsuk Bulvarı'nda açıldığı biliniyor.

 

Mahalle Sinemaları

Porsuk Bulvarı dışında farklı dönemlerde mahallelerde de bahçe sinemaları açılır. Bunlar içinde, Derman Caddesi'ndeki Üç Şerefli Camii yakınında, Kasabın Bahçe diye de anılan Zafer Bahçe, Osmangazi Mahallesi'nde İsmail Aydoğan tarafından işletilen Osmangazi Bahçe (1965-70) sinemaları açılır. Seylap evlerinde Osman Düzenli tarafından işletilen Seylap Bahçe (1952-64) sinemaları açılır. Tepebaşı ve Yıldıztepe mahallelerinde de kısa süreli sinemalar işletilir. Gıyasettin Alpat Sakarya Bahçe (1956-?) Mustafa Özsümer Sümer Bahçe, İsmail Aydoğan Sakarya Bahçe, daha sonra İkizler Bahçe (1973- ?) adıyla Sakarya Caddesi'nde, geçitten sonraki (şimdiki Kanal 26 yakınlarında) sinemalar işletir.

 

Sinema Salonları

 

LALE: Tozman çarşısında, 1926 yılında Ethem Berksoy ve Hasan Tozman tarafından işletilen yazlık Park sineması kapandıktan sonra, aynı yerde Hasan Tozman tarafından 1943 yılında Lale sineması açılır. 1978 yılında kapanır.
YENİ: Hasan Tozman tarafından 1936 yılında açılır. Lale ile birlikte, 1970 öncesinin en fazla çalışan sinemasıdır. 1977 yılında Ethem Arda tarafından devralınır. Mülk olarak Mine Tozman’a aittir. Sonraları Mustafa Öztürk tarafından işletilir.

ASRİ: 1928 yılında şimdiki Subay Orduevi arasındaki Vakıflara ait eski bir Ermeni kilisesi olan binayı Hasan Tozman ve Hikmet Özdil kiralayarak sinemayı açarlar. Öte yandan, Asri sinemayı ilk kez işletenin Çiftkurt kiremit ve Tuğla fabrikası sahibi Sait Kaplan olduğu söylenmektedir.Asri sineması günümüzde geniş bir tadilat görerek restore edilmiş ve Kültür Merkezine dönüştürülmüştür. Bu merkezde tüm etkinliklerin yanında film gösterimleri de devam etmektedir.

SİZİN: Şarap üreticisi Muharrem Rıfkı Gösteren tarafından Sakarya Caddesi’nde bayat pazarı girişinde açılır. Sinemayı 1967 yılında Peyami Kanışkan kiralar ve 1979’da kapanır.

ŞENTÜRK: Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde bu günkü Sipahi İşhanı’nın olduğu yerde Hasan Avar (Püf Hasan) tarafından açılır. Gündüz tiyatro, gece film oynatılır. 6-7 ay kadar açık kalır.

ETHEM: 1930 yılında Ethem Berksoy tarafından Hamamyolu’nun Taşbaşı kesimindeki Banka Caddesi’nde açılır. 1940’ta kapatılır ve yerine dükkanlar yapılır.

MARMARA: Ethem Berksoy’un oğlu Dr. Süleyman Berksoy, 1940 yıllında Asarcıklı Caddesi’nde Marmara Sineması’nı açar. 1979’da kapanır.

BÜYÜK: Dr. Süleyman Berksoy tarafından, Tozman çarşısının arkasında, o zamanlar akıp Porsuk’a karışan Akar Deresinin kıyısına 1955 yılında açılır. 1978’de kapanır.

ESKİ ATLAS: 1952 yılında İbrahim Çanakçı tarafından Sakarya Caddesi’nde Eski Atlas sinemasını açtı. 1958 yılına kadar bu adla devam eden sinema, 1959’da restore edilerek Atlas adıyla devam eder. 1962’de Şükrü Pişiren, 1967’de İsmet Bey, 1968’de İsmail Aydoğan’ın işletmeciliğine geçer. 1969’dan sonra uzun süre kapalı kalır, 1987’de tamamen kapatılır.

YURT: Asri gibi eski bir kilise olan sinema 1954 yılında yeniden inşa edilerek Bircan Teker tarafından İki Eylül Caddesi’nde, şimdiki Süleyman Çakır Lisesi yanında açılır. 1975 yılında sinema kapatılarak yıkılır ve yerine günümüzdeki İşhanı ve konutlar inşa edilir.

ŞAN: 1951 yılında Dr. İsmail Altay tarafından Altay Sineması adıyla Sivrihisar Caddesi’nde açılır. Halk Film işletmecisi Fuat Rutkay tarafından Halkın Sineması, İstanbul’daki Şan sinemasının işletmecilerinden Baki Üsküdarlı’nın finansıyla Ethem Arda tarafından Şan Sineması olarak çalıştırılır. İsmail Aydoğan’ın sinemayı aldığı dönemlerde İkizler olarak işletilir. Sinema 1987 yılında kapatılır.

DOĞAN: Ayakkabı lastiği üreten bir fabrikanın yanmasından sonra, 1960 yılı sonrası İsmail Aydoğan, Şeker Hafız varislerinden binayı kiralayarak sinemaya açar. 1968 yılında Rahmi Kanışkan, 1970 yılında yeniden İsmail Aydoğan’a geçer. Ölümünden sonra da Aydoğan ailesi tarafından işletilmeye devam edilir. 2003 yılında Büyükşehir Belediyesi porsuk projesi kapsamında sinema kapatılarak yıkılır.

ARI: 7 Eylül 1973 tarihinde Şenol Özgür tarafından açılır. 1976 yılında Mustafa Öztürk ve Ali Akyüz, 1981 yılından sonra Ali Akyüz ve Hasan Ekici sinemayı işletirler. 1989 yılının Temmuz ayında İstanbul’lu sinema işletSANATmecilerindne Alim Kocabekir sinemayı devralır. Daha sonraları sinema salonu 6 salona bölünür. Sinema 2006 tarihinde kapanır.

KILIÇOĞLU: 1959 yılında Kılıçoğlu ailesi tarafından kurulur. Hiç el değiştirmez, aile şirketidir. Eskişehir’in duayen sinemacılarından Ethem Arda (83) tarafından işletilir. En fazla yenilik yapan sinemadır. Her zaman kendisini yenilemiştir. 1975 yılı öncesi yabancı film ağırlıklıyken, 1980’den sonra yerli filmlere de ağırlık vermiştir. 1987’den sonra yabancı filmlere ağırlık verildiyse de nitelikli yerli yapımlar gösterilmekteydi. Sonraları sinema 3 salona bölünmüştür. Sinema 15 Haziran 2008 tarihinde faaliyetine son vererek kapanmıştır.

ANADOLU ÜN.SİNEMASI:1975 yılında açıldı. Sinemada zaman zaman toplantılar ve festivaller, konserler de yapılmaktadır.

AFM: Atatürk Bulvarında bulunmaktadır. 2000’li yılların başında açılmıştır. Halen 5 salonunda gösterimlerine devam etmektedir.


Televizyonun yaygınlaşması, video, CD, DVD vb. gibi teknolojik araçların yaygınlaşması ile filmlerin evlere taşınır hale gelmesi sinema sektörünü sarsmıştır. Eskişehir’deki sinemalar da bundan olumsuz yönde etkilenmiştir.
Ama, tüm bu olumsuzluklara rağmen şehrimizde açılan büyük alış-veriş merkezlerinde bugün Yapay Kanatlı sinemaları 10 salonla, Cinebonus Ece (Espark) sinemaları 10 salonla ve Cinebonus Neo sinemaları ise 10 salonla Eskişehir’li sinema severlere hizmet vermektedirler.

Ahmet ATUK

 

 

Kaynakça:
1. Temel Britannica, cilt:15, Sayfa: 229
2. www.türk sineması.com
3. 3.Kurgu Dergisi sayı:8, sayfa 205, yıl 1990 Feyyaz Bodur
‘Eskişehir sinemalarının Dünü ve Bugünü’
4. Madde (3) deki eserden sayfa 206-207 arası.
FotoÄŸraflar:
Ahmet Atuk ArÅŸivi,
Ethem Arda
Feyyaz Bodur,
YaÅŸar AydoÄŸan


(3 Oylar)
 

 222 233 09 88  
 10dktv@gmail.com