KÖŞE YAZARLARI

Halil Erenoğlu

Halil Erenoğlu

Alaadin Camii  ve   Emirdağlılar

I. Kılıçaslan 30 Haziran 1097’de Eskişehir ovasında, yanında bulunan Türkmenlerle Haçlıların yolunu kesti.
Sultan, ovaya hakim bir tepe üzerinde karargah kurdu ki, bu tepe daha sonra
“Sultan Öyüğü” adını aldı.

Eskişehir’de ölen Emirdağlıların defin törenleri genelde Alaaddin Camisi’nde yapılır. Emirdağlılar Eskişehir’in her semtine dağılmış ise de, Alaaddin Camii yakınındaki mahallelerde oturan hatırı sayılır bir nüfus var.
Bu hadisenin göze görünmeyen ya da hesapta olmayan tarihi sebepleri olabilir mi?
Kısa bir tarihi özet.
I. Kılıçaslan 30 Haziran 1097’de Eskişehir ovasında, yanında bulunan Türkmenlerle Haçlıların yolunu kesti. Sultan, ovaya hakim bir tepe üzerinde karargah kurdu ki, bu tepe daha sonra “Sultan Öyüğü” adını aldı. Zamanla da sözcük Sultanönü oldu. Sultan bu savaşta yenildi. II. Haçlı seferini gene Eskişehir yakınlarında karşılayan Sultan Mesut takviye aldığı göçebe Türkmenlerle 25 Ekim 1147’de de Haçlıları durdurdu. II. Kılıçaslan zamanında Bizans Selçuklu sınırı Eskişehir – Seyitgazi hattından geçiyordu. Bizans, sultan ordusunu bu hattın batısına geçirmemeye gayret ettiyse de 1158’ de Eskişehir civarındaki Türkmenler  Bizans ordusunu gece baskını yapıp yendiler.
Bizans, Türkmenleri sınırdan içeri almamak için istihkamları güçlendirmeye girişti. Türkmenler aşiret anlayışıyla Sultan’a bağlı olmadan Bizans sınırından içeri sızdılar. Sultan, 1162’de İmparator Manuel’le bir anlaşma yapmış ve Türkmenlerin Eskişehir-Seyitgazi hattını geçmemeleri için söz vermişti. Türkmenler  girdikleri yerlerden çekilmeyince 1176 Eylül’ünde  Myrikokephalon Savaşı oldu ve sultan galip geldi. Eskişehir istihkamlarının yıkılması şartıyla barış imzaladı. Türkmenler anlaşma şartlarını hafif bulup Bizans’a saldırmaya devam ettiler. Eskişehir II. Kılıçlaslan’ın son yıllarında Selçuklu sınırı içine alındı. Artık bir u,moğollar, vilayeti idi. Türkler 1196’da yöreye kesin olarak hakim oldular.
1240-1261 yılları arasında Sultanöyüğü-Kütahya arasında yerleşen Türkmen göçü 200000 çadır (1,5 milyonu) buldu. Alpaslan’la gelenlerden sonra bu ikinci büyük dalga Türkistan’daki Moğol istilasından sonradır. Bölgedeki üçüncü büyük Türkmen göç dalgası ise Akkoyunlu Devleti’nin yıkılmasından sonra başsız kalan aşiretlerin göçüdür ki Emirdağ’daki Musulcalı ve Musacalı aşiretleri bu göçle geldiler.
1243 yılında Moğollar Anadolu Selçuklu ordusunu Kösedağ’da yenip devlete hakim oldu. Bu devirde Eskişehir valisi olan Cacaoğlu Nurettin Bey; şehirde ilk imar faaliyeti başlatmıştır. Bu Alaaddin Camisi Cacaoğlu Nurettin Bey’in sur dışına yaptırdığı ilk camidir. Zamanla buraya doğudan gelen göçmenler yerleşmiştir.
Kanuni Sultan Süleyman devrinde Eskişehir’de yedi mahalle vardır. Orta Mescit, Alaca Mescit, Hacı Atmaca, Salı Mescit, Paşa Mahallesi, Türkmenler Mahallesi ve Dede Mahallesi. Türkmenler Mahallesi; Alaaddin Camisi civarıdır. 500 yıla yakın bir zaman evvel Alaaddin Camisinin civarı  Türkmen Mahallesi. Sultan II. Selim zamanında mahalle adedi sekiz olmuş, Türkmen Mahallesi de Türkmen Tekke olmuştur. Bu devirde Esikeşehir Sancak beyi Dulkadiroğlu Kasım Bey.  Emirdağ kaza merkezi halkının atası Musacalı da Dulkadırlı’ya bağlıdır. Yani Eskişehir’le Emirdağ bölgesinde çok eski bir Türkmen yerleşim geçmişi var.  
Emirdağlıların cenazeleri Alaaddin Camisinden kaldırıldıkça, bu cami çevresinin eski bir Türkmen Mahallesi olduğunu hatırlayalım.
Bu bölgede bir garip tesadüf daha var. Osman Gazi’nin ilk defa adına hutbe okutup Beyliğini belgelediği yer Karacahisar, Yörenin şimdiki adı İnönü. Yeni Türk Devleti’nin ilk adını duyurduğu yer de İnönü.

Halil Erenoğlu

Köşe Yazısı 10 dakika İzmir

 

 

 222 233 09 88  
 10dktv@gmail.com