“2012 yılında temkinli adımlarla büyümeye devam edeceğiz”

e-Posta Yazdır
Paylaşın:
Digg
 

 

 Geride bıraktığımız 2011 yılı genel anlamda ülkemiz ekonomisi açısından daha çok, dünya ekonomisi açısından oldukça sıkıntılı bir yıl olarak tarihe geçtiğini kaydeden Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Yönetim Kurulu Başkanı Savaş M. Özaydemir, özellikle Avrupa Birliğinde ortaya çıkan borç krizinin yaratmış olduğu domino etkisi, ilk olarak Yunanistan’dan başlayarak birçok AB ülkesini derinden sarsmaya başladığının altını çizdi.
 Dünya, Türkiye ve Eskişehir içinde değerlendirmelerde bulunan Özaydemir, Eskişehir sanayinin 2011 yılındaki durumuna bakıldığında Türkiye’deki ekonomideki büyümeye paralel Eskişehir’de de sanayinin iyi bir yıl geçirdiğini bildirdi. Özaydemir, “yıl içinde açıklanan Mastercard ve Boğaziçi Üniversitesinin ortaklaşa bilimsel çalışmasının sonuçlarında da görüldüğü üzere Eskişehir, Türkiye’deki diğer illere sosyal, ekonomik ve sanayileşme açısından sürdürülebilir bir kalkınma ve modern şehirleşme örneği olarak en iyi örneği oluşturmaktadır” dedi. 
 Bu kapsamda 2011 yılı sonu itibariyle Eskişehir Sanayi Odasına üye firmaların toplam cirosunun 7,5 milyar dolara, ihracatlarının 1,8 milyar dolara toplam çalışan sayısının ise 44 bin kişiye ulaşacağını hesapladıklarını açıklayan Özaydemir, yeni sanayi yatırımları yönünden de başarılı bir yılı geride bıraktıklarının altını çizdi. 
 Yatırımcı sayısı 2’ye katlandı
Eskişehir OSB’de 2010 yılında 13 adet yatırımcıya 230 bin metrekare yer tahsisi yapılmışken, 2011 yılında bu rakamlar ikiye katlandığını ifade eden Özaydemir, “ 26 adet yatırımcıya toplam 393 bin metrekare yeni yer tahsisi yapılmıştır. Aynı şekilde sanayi kuruluşlarının doğalgaz ve elektrik tüketimleri de artmaya devam etmekte olup, 2011 yılında firmaların toplam elektrik tüketimi bir önceki yıla göre yüzde 8.7, doğalgaz tüketimleri ise yüzde 9.5 oranında artış göstermektedir” açıklamasında bulundu. 
 2012 yılında büyüme rakamlarının arzulanan noktalara ulaşması ve ihracat pazarlarında yeni sıkıntılar olmaması durumunda, Eskişehir sanayi kuruluşlarının gelecek yılda toplam cirolarının 8 milyar dolar civarında, ihracatlarının 1 milyar 850 milyon dolar, çalışan sayısının ise 45 bin kişiye ulaşması beklendiğini anlatan Özaydemir, bu tahminler tamamen dünya ekonomisindeki olumlu yöndeki gelişmelere ve bekleyişlere paralel gerçekleşebilecek sonuçlar olup, yaşanacak ekonomik olayların bu tahminlerin yönünü değiştirebileceği unutulmaması gerektiği uyarsında da bulundu. 
 ESO olarak bu hedefler doğrultusunda, il sanayinin daha da güçlenmesi için proje ve yatırımlarımıza devam ettiklerini belirten Özaydemir, şöyle devam etti;
“Bilindiği gibi Eskişehir OSB’nin eksiksiz ve mükemmel altyapısı ile ucuz arsa fiyatları, gelişmiş ana ve yan sanayi ilişkisi, yıl içinde hayata geçirdiğimiz sektörel kümeler, yatırımcıların iş yapmalarını kolaylaştırıcı yatırımlarımız, şehrimizin yüksek yaşam kalitesi, eğitimli ve nitelikli işgücü potansiyeli, yerel ve ulusal çapta birçok yatırımcıyı ilimize yatırım yapmaya yönlendirmektedir. Bizimde ESO olarak geçmişten bugüne yürüttüğümüz çalışmalarla ve 2012 yılı çalışma programımızla, ilimize yeni yatırımlar kazandırmaya devam ederken, mevcut sanayi kuruluşlarımızın da uluslararası pazara daha fazla açılmaları, ihracat ağırlıklı çalışmaları, daha rekabetçi bir yapıya kavuşarak, inovasyon ve Ar-Ge ile rekabet güçlerini yükseltmeleri konusundaki çalışmalarımızı arttırmayı hedeflemekteyiz.”
 AB ekonomik krizinde belirsizlikler çok
 Eskişehir’deki ekonomik duruma ilişkin değerlendirmelerin yanı sıra dünya geneli içinde bir değerlendirmede bulunan Özaydemir, özellikle AB’nin yaşamakta olduğu ekonomik kriz, birliğin geleceği bakımından çok ciddi soru işaretleri ortaya çıkarmasının yanı sıra, dünya ekonomisinin geleceğini de etkileyecek bir gelişme gösterdiğini açıkladı. 
AB yaşadığı bu önemli soruna her ne kadar tedbir almaya çalışsa da, aslında alınan kısa vadeli ekonomik kararlarla, işi ağırdan alan adımlar atıldığını ifade eden Özaydemir, AB’nin geçici çözümler ortaya koyarak, ekonomide yaşanacak krizi 2012 ve ötesine yaymak istediğini bildirdi.  
Bu süreçte dünya ekonomisinin en büyük aktörü olan ABD ekonomisi de kendi içinde sıkıntılar yaşamakla birlikte, kendi iç pazarının büyüklüğü ve ekonomik hacmin çok yüksek olması nedeniyle kendi içinde bu sorunları aşabilecek güce ve kararlılığa sahip olduğuna değinen Özaydemir, “birçok uzmanın da dile getirdiği gibi, 2012 yılında başta Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler olan Çin, Brezilya, Hindistan ile ABD ve Rusya dünya ekonomisinde büyümenin devam etmesini sağlayacak ülkeler olarak öne çıkmaktadır” dedi. 
 2011 yılında büyüme şampiyonu olduk
 Türkiye ekonomisi açısından 2011 yılına bakıldığında ise, dünya ekonomisinde ortaya çıkan soru işaretlerine ve AB’deki büyük borç krizine rağmen geride kalan yılın beklentilerin ötesinde ekonomik büyüme, ihracat, işsizlik rakamları, bütçe rakamları bakımından çok başarılı bir yıl olarak geçtiğini vurgulayan Özaydemir, şöyle devam etti;
 “Ekonomik büyüme rakamlarında arda arda iki yıl Çin’le birlikte dünyadaki büyüme şampiyonlarının zirvesinde olduğumuz bir dönem geçirdik. 2008 krizinin ardından alınan akılcı ekonomik tedbirlerle birlikte, ekonominin hızla düze çıktığını ve ekonominin büyümeye başladığını görüyoruz. Hiç kuşkusuz bu büyüme rakamlarına ulaşılmasında, kapasite kullanımı sınırlara dayanan sanayimizin üretimindeki artışa paralel olarak, dış taleple birlikte artan ihracatımızın da büyük payı bulunmaktadır.” 
 Büyümede sağlanan başarı, beraberinde işsizlik rakamlarını önemli ölçüde gerilettiğini hatırlatan Özaydemir, enflasyon rakamlarında ise yılın başlarında yüzde 4’lere kadar inen rakamlar, küresel piyasalardaki etkilenmeler ve artan döviz kurlarıyla birlikte yılın sonuna doğru enflasyonu çift haneli rakamlara çıkarmış olsa da, enflasyonun kontrol altında olduğu ve 2012 yılı içinde tekrar tek haneleri rakamlara inmesi beklendiğini işaret etti. 
 Cari açık hala en büyük tehdit 
Dış ticarette, 2011 yılı sonunda ihracatta 135 milyar dolarlık bir rakama ulaşacak olsak da, yılsonunda 240 milyar doları bulması beklenen ithalatımız nedeniyle, cari açık ciddi bir sorun haline geldiğinin uyarısını yapan Özaydemir, “yılsonu itibariyle 75 milyar dolar düzeyinde gerçekleşecek olan cari açık rakamlarının, ekonomiyi yavaşlatmaya yönelik alınan tedbirlerin yanı sıra, önümüzdeki günlerde açıklanması beklenen yeni ithal ikameci, yerli üretimi ve tüketimi öne çıkaracağı ifade edilen teşvik modeliyle birlikte, yeni yılda hızla olmasa bile cari açığın bir azalma eğilimine gireceği ifade edilmektedir” dedi.  
 Her ne kadar ihracatımızın halen yüzde 50’si AB ülkelerine yapılmakta olsa da, yeni yılda sanayicilerin AB’deki kriz beklentilerini de göz önünde bulundurarak  farklı pazarla yöneleceğini anlatan Özaydemir, özellikle Rusya, Çin, Hindistan, Brezilya ve ekonomisi hızla toparlanan Irak gibi bölgelerdeki diğer ülke pazarlarına daha fazla açılmanın ihracatta ve ekonomik büyümede istikrarı sağlayacağını söyledi. 
 Büyüme yüzde 4 ila 5 arasında 
2012 yılında Türkiye ekonomisine yönelik genel beklentilerini de dile getiren Özaydemir, yeni yılda ekonomiyi soğutmaya yönelik alınan tedbirlerinde etkisiyle büyümenin yüzde 4-5 civarında olması, işsizliğin yüzde 10’larda seyretmesi ve enflasyonun yılsonunda yüzde 7’lere ineceği düşüncesinde olduğuna vurgu yaptı. Özaydemir, “bu bekleyişlere paralel olarak, dolar kurunun yıl içinde nispeten küçük düşüşler yaşasa bile genel olarak 1,90 TL düzeyinde kalmasını, 2012 yılında ihracatın artamaya devam ederek 150 milyar dolara, ithalatın ise 250 milyar dolara çıkacağını tahmin ediyoruz. Bu kapsamda 2012 yılında ticaret ve sanayi ile uğraşan tüm işletmelerin eski dönemlerin aksine, AB’de gelişmeleri göz önünde bulundurarak sanki kriz olabilecekmiş gibi her gelişmeye hazırlıklı bir şekilde, tedbiri elden bırakmadan yatırıma ve büyümeye devam etmeleri doğru bir hareket tarzı olacaktır” dedi. 
 


 

 222 233 09 88  
 10dktv@gmail.com